13
Aralık 1925’te çıkarılan Tekke ve Zaviyeleri kaldıran yasa gereği; şeyhler,
dervişler, tekkelerini kapatmakla kalmadılar, yan örgütleri durumundaki
derneklerini dağıttılar. Kendilerine ayrıcalık sağladığına inandıkları biçimsiz
giysilerini çıkardılar. Herkes gibi; ceket, iskarpin, pantolon, kasket ya da
şapka giydiler, kravat taktılar. Sokakta hiç kimse, onları artık diğer
insanlardan ayıramıyordu. “Başkasının sadakasıyla geçinen” insanlar
ortadan kalkmıştı. Belki de yaşamlarında ilk kez, “emekleriyle geçinmek
için” çalışmaya başlamışlar, halk içinde yaşayan emekçiler haline gelerek
kişiliklerini bulmuşlardı. Onlar, artık Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları,
eşit haklara sahip bireyleriydi. Bunların bir bölümü, okul ya da camilerde
kapıcılık, bekçilik gibi hizmet görevi yapan devlet görevlileri, bir bölümü
zanaatlar, bir bölümü de, “keçi kılından şapka örüp satan” esnaf haline
geldiler.
Ülkemizde toplumsal muhalefetin ve siyasi tartışmanın yoğunlaştığı bir dönem yaşanıyor. Kendiliğinden gelişen kitlesel eylemlerin ve siyasi tartışmaların niteliğini yükseltmek amacıyla bu bloğu oluşturduk. Hiçbir parti, grup ve toplulukla bağımız yoktur. Yazar Metin Aydoğan'ın yazılarını yayınlayacağız. Düşünsel yaşamımıza katkı koyacağına inandığımız yazıların, bilimsel tartışmalara yol açmasını diliyoruz.
Din Sömürüsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Din Sömürüsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Ocak 2014 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
