12 Eylül 2019 Perşembe

SAKARYA SAVAŞI



23 Ağustos 13 Eylül arasında 22 gün 22 gece süren ‘Sakarya Meydan Savaşı’, bir gün farkla dünyanın en uzun meydan savaşıdır. Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktasını oluşturan bu savaş, yoksul bir ulusun birliğini sağladığında neleri yapabileceğini gösteren evrensel boyutlu bir olaydır. Sakarya Savaşı’nda askerler üniformasızdır ve paçavraya dönen giysiler içindedir. Yüzde yirmi beşinin ayakları çıplaktır. Silah donanımı eksiktir. Beslenmesi yetersizdir. Açlığını gidermek için doğadan ot toplayıp yemektedir. ‘Askeri otlatmaya çıkardım’ sözcüğü, subayların günlük emirleri içine girmiştir. Ön safta çarpışan subayların yüzde sekseni, erlerin yüzde altmışı şehit olmuştur.

11 Eylül 2019 Çarşamba

12 EYLÜL NEDİR, NE YAPMIŞTIR



1980 yılı Türkiye için, ekonomi ve siyaset başta olmak üzere, toplumsal yaşamın her alanında büyük bir çöküşün yaşandığı bir kırılma yılıdır. 1980’den söz edilince herkesin aklına doğal ve haklı olarak, silahlı bir hareket yani darbe gelir. Bu, olayın gerçek boyutunu ortaya koymayan eksik bir yaklaşımdır. 12 Eylül sabahı uygulamaya sokulan eylem, sanıldığıya da uygulayıcılarının söylediği gibi; yalnızca terör olaylarının’ zorunlu kıldığı bir sonuçdeğildir. Ülkeyi küresel isteklere sınırsızca açarak, ulus-devlet varlığını ortadan kaldırmaya yönelendış kaynaklı bir tasarımdır. 12 Eylül’le gerçek darbe; Türkiye’nin ekonomisine, siyasetine, aydınlarına ve anlamını Atatürkçülükte bulan ulusal bağımsızlık geleneklerine yapılmıştır. Darbe’nin başlangıcını, 12 Eylül’den değil, 24 Ocak 1980’den başlatmak yanlış olmaz. 12 Eylül, darbenin askeri ayağıdır.

8 Eylül 2019 Pazar

OKULLAR AÇILIRKEN: MİLLİ EĞİTİMİN ÇÖKÜŞÜ


Türkiye, 27 Aralık 1949 tarihinde ABD’yle eğitimle ilgili bir ikili anlaşma imzaladı. İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olduğu bir dönemde imzalanan anlaşmanın 5. Maddesi çok önemliydi çünkü Türk milli eğitimini Amerikalılara teslim ediyordu. Bu madde, eğitim politikalarını belirleme yetkisinde olan ve adına ‘Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu’ denilen bir kurul oluşturuyordu. Bu madde şöyleydi: “Komisyon, dördü T.C. vatandaşı ve dördü ABD vatandaşı olmak üzere 8 üyeden oluşacaktır. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi (ABD büyükelçisi) komisyonun fahri başkanı olacak ve komisyonda oyların eşit olması halinde kararı komisyon başkanı verecektir”.

4 Eylül 2019 Çarşamba

SİVAS KONGRESİ



29 Ağustos 1919’a dek Erzurum’da kaldı. 22 gün süren Erzurum çalışmaları, Samsun’da başlayıp Amasya’da sürdürdüğü eylemin daha ileri bir adımı, bir üst aşamasıydı. Artık, Heyeti Temsiliye adına hareket ediyordu. Bu meşru yetkiye dayanarak, her ilden delegelerini seçmesini ve gizlice Sivas’a göndermesini istedi. Gizliliğe önem veriyordu, çünkü İstanbul Hükümeti Sivas Kongresi’ne gidecek delegelerin tutuklanmasını istemişti.

3 Eylül 2019 Salı

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDA İNÖNÜ’NÜN DIŞ POLİTİKASI



İnönü’nün Türkiye’yi 2. Dünya savaşına sokmadığı, ‘30’lar kuşağının çocuklarını babasız bırakmadığı’ söylemi; yaygın olarak bir dış siyaset başarısı olarak ileri sürülmüştür. Türkiye, savaşa girmedi ve çocuklar “babasız kalmadı”; bu sonuç yaşanan bir gerçek. Gerçeği yansıttığı için bu söylem doğrudur. Doğru olmayan, bu söylemin 2. Dünya Savaşı’na yönelik İnönü politikasının doğruluğunu gösteren kanıt olarak kullanılmasıdır. İnönü’nün savaş süresince ‘ustalıklı bir politika’ uyguladığı yargısı, ancak konuyu yeterince incelemeyenlerin ileri sürebileceği bir savdır. Konunun, gerçek boyutuyla anlaşılması için; Türkiye’nin 1938-1945 arasında uyguladığı dış politikanın ele alınması gerekir. Savaş sonrası politik yönelişi ve günümüze dek gelen uygulamaları anlamak için bu gereklidir. Aşağıdaki yazı, bunu yapıyor.