21 Ocak 2020 Salı

‘TÜRK TİPİ’ VARLIK FONU



Varlık fonu adı verilen girişim, geliri giderinden çok olan yani hazinesinde fazla para biriken varsıl ülkelerin, parasına harcıyacak yer aramak için kurduğu devlet fonlarıdır. Dünyada durum bu iken, AKP iktidarı Türkiye’de bir anonim şirket kurdu ve adına ‘Türk Varlık Fonu’ dedi. Ülkenin elde kalan bütün büyük kuruluşlarını, bu şirketin mülkiyetine geçirdi. Türk Hava Yolları, Türk Telekom, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Türkiye petrolleri AŞ, BOTAŞ, PTT, Türksat, Borsa İstanbul AŞ, Çaykur, Kayseri Şeker Fabrikası, TPAO; Hazine hisseleri dahil tümüyle Fona aktarılan kamu kuruluşlarıydı. Bu fonun, dünyadaki varlık fonlarının işlevini yerine getirmesi olası değildi. Türkiye, dış ticaret açığı yıldan yıla büyüyen ve gideri gelirinden her zaman yüksek olan (cari açık), bu nedenle sürekli borçlanan üretimsiz bir ülkeydi.

Varlık Fonu Nedir

Varlık fonu adı verilen girişim, geliri giderinden çok olan yani hazinesinde fazla para biriken varsıl ülkelerin, parasına harcıyacak yer aramak için kurduğu devlet fonlarıdır. Önce, dışsatımı dışalımından yüksek olan gelişmiş sanayi ülkelerinde ve petrolden büyük paralar kazanan ülkelerde görüldü. Daha sonra, dışsatım patlaması yaşayan Asya ülkelerine yayıldı. Varlık fonu zengin işi bir girişimdir.
Dünyada durum bu iken, AKP iktidarı Türkiye’de bir anonim şirket kurdu ve adına ‘Türk Varlık Fonu’ dedi. Ülkenin elde kalan bütün büyük kuruluşlarını, bu şirketin mülkiyetine geçirdi. Kurulan şirketin, dünyadaki varlık fonlarının işlevini yerine getirmesi olası değildi çünkü Türkiye dış ticaret açığı yıldan yıla büyüyen ve cari açık nedeniyle sürekli borçlanan üretimsiz bir ülkeydi.
Varlık Fonu, Fetö darbesinden bir ay sonra 2016 Ağustosunda kuruldu. Böyle bir fonun dünyada örneği yoktu. Türkiye’nin iç dış 600 milyar dolar borcu vardı. Gideri gelirinden her zaman fazlaydı... Üretim yapılmıyordu ve halkı yoksul düşmüştü. Devlet borç taksitlerini ve faizlerini bile ödeyemez duruma düşmüştü. Böyle bir ülkede, varlık değil ancak yoksulluk fonu oluşturulabilirdi. İşin gerçeği, elde kalan kuruluşlar borç bulmak için kullanılacaktı. Buna, ‘Borçlanma Fonu’da denilebilirdi.

Aktarılan Kuruluşlar

Kamu mülkiyetinde kalan hemen tüm kuruluşlar, Hazine hisseleri dahil tümüyle Fona aktarıldı. Bunlar; Türk Hava Yolları, Türk Telekom, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Türkiye petrolleri AŞ, BOTAŞ, PTT, Türksat, Borsa İstanbul AŞ, Çaykur, Kayseri Şeker Fabrikası, TPAO’du.1
Ayrıca, bu büyük devlet kuruluşlarına ait bütün alt mali kurumlar; Güneş Sigorta, Ziraat Sigorta ve Halk Sigorta, Vakıf Emeklilik, Ziraat Emeklilik, Halk Emeklilik; bu kuruluşlara ait sosyal güvenlik ve emeklilik vakıfları, yardım sandıkları; halk yatırım ve menkul kıymetler kuruluşları Türk Varlık Fonu’na devredildi. Bunlardan başka, devlete ait 2 milyon metrekareden çok değerli sahil arazisi de Fona verildi. Fonu’nun büyüklüğü net olarak bilinmiyor.2

Recep Tayyip Erdoğan Fon Başkanı

Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, kuruluşundan 2 yıl sonra 12 Eylül 2018’de, Resmi Gazete’de yayınladığı bir Cumhurbaşkanı kararnamesiyle kendisini Türkiye Varlık Fonu (TVF) Başkanlığına atadı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı Başkan Yardımcısı, Zafer Sönmez’i Genel Müdür yaptı.
Sınırsız yetki ve yargı dokunulmazlığıyla donatılan 7 kişilik yönetim kurulu; Türk ekonomisinin temelini oluşturan bu işletmeleri, denetimsiz ve sorumsuz konumlarıyla özel şirketleri gibi yönetecekler.
Devleti şirket haline getiren bu garip fon ne yapacak ve önemi nedir? Halk için ne anlam ifade ediyor? Uygulamanın sonuçları ne olacak? Bunları irdeleyip halka açıklayan pek olmadı. Oysa, uygulama halkı dolaysız biçimde ilgilendiriyordu

Yapılanlar

Varlık Fonu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkan olmasından 5 ay sonra, 7 Şubat 2019’da, Citi Grup ve ICBC’ye 1 milyar euroluk borçlanma için yetki verdi. Bu yetki, aracı kurumlar kullanılarak alınan ve faizi yüksek, vadesi kısa olan bu borçlanmanın (sendikasyon), vadesinin 2 yıl olmasını içeriyor, 1 yıl da ek süre (opsiyon) veriyordu.3
İki yıl önce kurulan, kısa bir süre önce de Cumhurbaşkanının kendisini başkan atadığı ‘Türkiye Varlık Fonu’nun neden kurulduğu, bu yetkilendirme ile eylemli olarak ortaya çıkmış oldu. Uygulama, ‘Varlık Fonu’nun, Türkiye’de borçlanmak için kullanılacağının kanıtıydı.
Bir ay sonra, 12 Mart 2019’da resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren bir kararname ile, Varlık Fonu’nun daha kolay borç almasının önü açıldı.4 Bu kararname, Varlık Fonunun borçlanmak için kullanılacağının bir başka kanıtıydı. Bütün dünyada borç veren varlık fonları, Türkiye’de açık biçimde borç almanın aracı olmuştu.
Türk Varlık Fonu’ndaki yargı dokunulmazlığının yarattığı ‘özgürlük’, yandaş şirket kurtarmaya dek uzandı. Fona devredilen Ziraat Finans Grubu’na bağlı ‘Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı’, kriz yaşadığı belirtilen ve iktidara yakınlığıyla tanınan Simit Sarayı’nın yüzde 51 hissesini Kavukçu Yapı’dan devralmak için Rekabet Kurulu’na başvuruda bulundu. Basında, Simit Sarayı’nın borcunun yaklaşık 500 milyon dolar olduğu ve zor günlerden geçtiği yazılmış, ‘Ziraat Girişim Sermayesi Yatarım Ortaklığı’, bu borçları devralmaya çalıştığı söylenmişti.5

Amaç

Hazine Müsteşarlığı’nın açıklamasına göre, Varlık Fonu girişiminin amacı; “yurt içinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek” dir.6
Söylenenler doğru değildir ve gerçeği yansıtmamaktadır. “Kamuya ait varlıklar” mevcut statüleriyle ekonominin zaten içindeydiler ve ekonomiye kazandırılmış durumdaydılar. “Büyük ölçekli yatırımlara iştirak”da söz konusu değildi çünkü bugüne dek gerçekleştirilen bütün “büyük ölçekli yatırımlar”, kaynak yaratarak değil, kefil olunarak ve işletme imtiyazı verilerek, yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmıştı.
Hükümet ve ona bağlı basın, ‘stratejik büyük ölçekli yatırımlara iştirak edilecek’ diyerek Varık Fonu’nu olumlayan bir yaymaca yürüttü. Ancak, şu önemli konuya kimse değinmedi. Hazineye sürekli ve büyük boyutlu kaynak sağlayan bu kurumlar fona devredilip vergiden muaf tutulduklarında, Hazine gelirleri önemli oranda azalacaktı. Azalan hazine gelirleri nasıl karşılanacaktır? Buna yönelik bir şey söylenmedi ama yapılacaklar olan belliydi. AKP hükümetlerin her zaman yaptığı gibi, halka yeni vergiler çıkarılacaktır...
Varlık Fonu A.Ş’nin nasıl kullanılacağını anlamak için, bu fonu yönetecek olanların anlayışını ve geçmişteki uygulamalarını bilmek yeterlidir. Karar vericinin yönetim anlayışı biliniyor. Bu anlayış, 17 yıllık uygulamalarda ve “bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa Türkiye de öyle yönetilmelidir” tümcesinde ifadesini buluyor.
Türk Varlık Fonu A.Ş.’nin Türkiye’deki biçimiyle kamu yönetimiyle olduğu gibi, ekonomi bilimiyle de ilgisi yoktur. Uygulayıcılarının söylemiyle, bu girişim “Türk tipi başkanlık” tan sonra “Türk tipi fon oluşturma” dır.

İşleyiş ve Biçim

Varlık Fonu’nun kuruluş ve işleyiş koşulları 6741 sayılı yasayla belirlenmiştir. Buna göre;
• Varlık Fonu A.Ş, bünyesine katılan kuruluşlarla birlikte, Sayıştay başta olmak üzere devlet denetiminden bağışıktır (muaftır). Özel şirket statüsündedir. Gelirleri belli, giderleri belirsizdir. Harcamaların hangi alanlara yöneleceği konusunda yasada açıklama yoktur.7
• Fon’u yönetenlerin hukuki sorumluluğu yoktur. Bağlı olduğu siyasi güç dışında kimseye hesap vermez, soru yanıtlamaz, bilgi vermez. Kamuyu zarara sokma nedeniyle soruşturulmaz. Sınırsız ve sorumsuzdur.
• Fon, ulusal ve uluslararası düzeyde her türlü ticaret yapabilir, taşınmaz alabilir satabilir; dış borç alabilir, hisse senedi, tahvil alıp borsaya girebilir.
• Fon, Devlet İhale Yasası’na bağlı değildir. İhale yapmaz, teklif almaz; istediği işi istediği bedelle istediği kişiye verebilir. İstediği malı istediği fiyatla alıp satabilir.
Fonun malvarlığı haciz ve rehin edilemez...
• Fon, Devlet Personel Yasası’na bağlı değildir. Dilediği kişi ve kişileri, dilediği sayıda işe alabilir, işten çıkarabilir, istediği ücreti verebilir.
• Fon, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki vergilerin tümünden muaftır. Gelir vergisi, kurumlar vergisi, damga resmi, gümrük vergisi... vb. vermez.8

Uygulama ve Doğacak Sonuçlar

Varlık Fonu uygulamasının en kısa ve özlü tanımı şöyle yapılabilir; Varlık Fonu, devletin ekonomik gücünü oluşturan kamusal işletmelerin; sınırsız yetki ve yargı dokunulmazlığına sahip kişilere denetimsiz bir biçimde devredilmesidir.
Bu girişimin anlamı ve doğuracağı sonuçlar şunlardır;
• Büyük Proje denen yol ve köprü yatırımları, devletin kefaleti ve işletme imtiyazlarıyla yaptırılmıştır. Kredi kuruluşları, ekonomideki yetersizlik nedeniyle devletin kefaletini artık yeterince güvenilir bulmamaktadır. Gerek yurtiçi gerekse yurtdışındaki bankalardan, istenen borçlanma sağlanamamaktadır.9 Varlık Fonu, kefalet karşılığı teminat olarak kullanılacak; halkın malı bu işletmeler, kredi kuruluşlarına teminat olarak gösterilecektir.
• Uygulamalarda devlet denetiminin bulunmaması, yolsuzluklara açık bir ortam yaratacak; devlet varsıllığı bilinmezlikler içinde özgürce kullanılacaktır. Yargı dokunulmazlığı, yolsuzluğa yönelebileceklerin cesaretini arttıracak, başına buyruk davranışlar olağan duruma getirecektir.
• Fonun her türlü vergiden muaf olması, bütçe gelirlerinin düşmesine yol açacaktır. Bunun kalka dönük sonucu, vergilerin artırılması ve yeni vergilerin getirilmesi olacaktır. Halk yoksullaşacaktır.
• Fonun; personel alımında, alım satımlarda ve ihalelerde herhangi bir yasaya bağlı olmaması; adam kayırma, siyasi ayrım ve adaletsizliği olağan hale getirecektir. Milyonlarca insanı etkileyecek olan bu tür uygulamalar,  kamplaşmayı yaygınlaştıracak, bölünmeye zemin hazırlayacaktır.

DİPNOTLAR

2   http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/kamu-sigortalari-varlik-fonunda-birlesiyor-41397219
6   “Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi’nin Kapsamı Nedir? Hangi Şirketler Varlık Fonu’na Aktarıldı?”  www.m.milligazete.com.tr
7   “Kamu Şirketlerinin Hazineye Ait Hisseleri Varlık Fonu’na Devredildi”, www.sozcu.com.tr
8   Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Medyascape tv
9   “Türkiye Neden Şirketlerini Varlık Fonu’na Devretti?”  www.bbc.com

1 yorum:

  1. GERÇEK BİR KREDİ ŞİRKETİNDEN KREDİMİ NASIL ALDIM.

    Çevrimiçi birçok sahte kredi verenin bir aldatmaca kurbanı oldum, yaratıcıma o kadar çok teşekkür ediyorum ki, nihayet bana bu yıl yüzüme bir gülümseme koyan bu yeni borç verene yönlendirerek beni gülümsedi ve ayrıca aldatmadı ancak aldatarak ya da yalan söylememekle birlikte, adı STEVE WILSON olan bu borç veren bana% 2 kredi verdi, bu miktar şirket şart ve koşullarını kabul ettiğimden sonra 350.000 dolarlık ABD doları ve bu kredi şirketi hakkında sevdiğim önemli bir şey çok hızlılar
    Kredi veren ile iletişime geçebilirsiniz
    EMAIL: stevewilsonloanfirm@gmail.com veya whatsapp: +16673078785

    YanıtlaSil