Avrupa’da giderilemeyen ekonomik ve toplumsal bir bunalım
yaşanıyor. Pazar gereksinimini karşılamak için oluşturulan Avrupa Birliği,
büyüklerin özellikle Almanya’nın etkisi altına girmiş durumda. Fransa ve
İngiltere durumdan rahatsız. Kimilerine göre geleceği olmayan AB oluşumu
sorunları çözemiyor. Yabancı düşmanlığına dayalı ırkçılık ve milliyetçilik
yayılıyor. Ekonomik göstergeler olumlu değil. Orta sınıf küçülüyor, yoksulluk
artıyor. Yunanistan, Portekiz, İrlanda, İtalya ve Fransa başta olmak üzere AB
ülkeleri akçalı (mali) sorunlarla boğuşuyor. Buna karşın, Türkiye’de Avrupa
Birliği’nin peşine takılanların tutumlarında bir değişiklik yok. Sesleri şimdi
daha az çıkıyor ancak tek yanlı Gümrük Birliği’nin yıkıcı sonuçlarından söz
eden yok.
Ülkemizde toplumsal muhalefetin ve siyasi tartışmanın yoğunlaştığı bir dönem yaşanıyor. Kendiliğinden gelişen kitlesel eylemlerin ve siyasi tartışmaların niteliğini yükseltmek amacıyla bu bloğu oluşturduk. Hiçbir parti, grup ve toplulukla bağımız yoktur. Yazar Metin Aydoğan'ın yazılarını yayınlayacağız. Düşünsel yaşamımıza katkı koyacağına inandığımız yazıların, bilimsel tartışmalara yol açmasını diliyoruz.
6 Ocak 2016 Çarşamba
5 Ocak 2016 Salı
BİLİMDE DOĞU BATI AYRIMI VE TÜRKLER
Geçmişten kopmanın yol
açtığı özgüven yoksunluğu, Doğu insanının aşması gereken önemli bir sorundur.
Bu sorun ancak geçmişin bilinmesiyle aşılabilir. Nereden, nasıl, neler yaparak
gelindiği, bilinmezse; yalnızca geçmiş değil, geleceğe yön veren bugün de
kavranamaz. Türklerin geçmişi incelendiğinde yalnızca “sonsuz” bir tarihle değil, güncele yön verecek büyük bir
kültürle karşılaşılacaktır. İnsanı temel alan ve toplumsal dayanışmayı yaşatan
bu yüksek kültür, ona sahip olanlar için tükenmez bir özgüven kaynağıdır.
3 Ocak 2016 Pazar
KÜRESELLEŞME VE ÜRETİMDE KARMAŞIK İLİŞKİLER
Ücret
düşüklüğü ve işsizliğin artmasından etkilenen Amerikalı işçiler ve yerel
yöneticiler, öfkelerini yabancı yatırımcılara yönelterek milliyetçi bir tavır
içine girdiler. ‘Amerikan malı kullan’ 1990’ların çarpıcısözü (sloganı)
oldu. ABD başkanı, Cumhuriyetçi Parti ve birtakım önde gelen Amerikan
şirketleri, bu çağrıya uymaya söz verdi. Ancak, asıl sorun, bu istek ne denli
güçlü olursa olsun verilen sözün tutulmasının artık çok güç olduğuydu.
Amerikalılar; arabalarda, radyo ve TV’lerde, beyaz eşyada, uluslararası
ticarete konu olan pek çok üründe hangi malın Amerikan malı olduğunu artık
bilmiyordu. California’da üretilen Toyata mı, Suziki ve Isuzu
tarafından üretilip General Motor tarafından pazarlanan Geo Metro
mu daha Amerikalı? Ford tarafından İngiltere’de üretilen Jaguar
mı ya da Mazda tarafından Kentucky’de üretilen Ford Explorer mi
yabancı araba?
KÜRESELLEŞME VE ÜRETİMDE KARMAŞIK İLİŞKİLER
Ücret
düşüklüğü ve işsizliğin artmasından etkilenen Amerikalı işçiler ve yerel
yöneticiler, öfkelerini yabancı yatırımcılara yönelterek milliyetçi bir tavır
içine girdiler. ‘Amerikan malı kullan’ 1990’ların çarpıcısözü (sloganı)
oldu. ABD başkanı, Cumhuriyetçi Parti ve birtakım önde gelen Amerikan
şirketleri, bu çağrıya uymaya söz verdi. Ancak, asıl sorun, bu istek ne denli
güçlü olursa olsun verilen sözün tutulmasının artık çok güç olduğuydu.
Amerikalılar; arabalarda, radyo ve TV’lerde, beyaz eşyada, uluslararası
ticarete konu olan pek çok üründe hangi malın Amerikan malı olduğunu artık
bilmiyordu. California’da üretilen Toyata mı, Suziki ve Isuzu
tarafından üretilip General Motor tarafından pazarlanan Geo Metro
mu daha Amerikalı? Ford tarafından İngiltere’de üretilen Jaguar
mı ya da Mazda tarafından Kentucky’de üretilen Ford Explorer mi
yabancı araba?
1 Ocak 2016 Cuma
21.YÜZYIL KİMİN OLACAK EMPERYALİST BLOKTA ÇATLAK
Dünya’yı gelecekte nelerin beklediğini görmek istiyorsak
aranan yanıtı artık, NATO-Varşova, Arap-İsrail çatışmasında ya da Birleşmiş
Milletler görüşmelerinde bulamayız. Bunların yerine ABD-Japonya-Almanya-Çin ve
Rusya arasındaki ilişkilere ve bu ilişkilerin azgelişmiş ülkeler üzerindeki
etkilerine bakmamız gerekiyor. Sovyetler Birliği’nin dağılması, daha önce çok
az insanın düşündüğü bir gerçeği ortaya çıkardı. ABD’nin gölgesinde serpilip
gelişen Japonya ve Almanya ile Uzakdoğu’da büyüyen Çin, büyük bir ekonomik güce
ulaştı. Bu ülkeler, eriştikleri güce dayanarak artık dünya politikasına
ağırlıklarını koymak istiyor. Yeni bloklaşmalar oluşuyor. Sovyet etkisiyle
baskı altında kalan çelişkiler olgunlaşarak ortaya çıkıyor ve dünya adeta
20.yüzyılın başlarına geri dönüyor. Dünya etkinlik alanları için kıran kırana
bir savaşımın sürdüğü çok kutuplu politik yapıya geri dönüyor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




