Köprü, tünel ve otoyollarda, araç geçiş
ücretlerinde artış ABD tüketici endeksine (CPI) bağlanmış. Bu endeks, 2017-2018 için
yüzde 2,5 dur. Yani geçiş ücretleri, hem dolar olarak hem de Türk lirasının
değer yitimi nedeniyle artıyor. Araç geçiş garantileri yüksek tutulmuş.
Geçişler garantiyi karşılamıyor. ‘Alınmayan hizmet karşılığı’ adı
verilen uygulamayla, köprü ve otoyollardan geçmeyen araçlar için fazladan ödeme
yapılıyor. Avrasya Tüneli, Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden
geçmeyen araçlar; 2018 bütçesine 6,2 milyar, 2019 bütçesine 4,5 milyar lira
ödenek kondu. Geçişler az, dolar artışı fazla. Bu nedenle, her yıl 2
Ocak’ta, Türk lirası olarak belirlenecek geçiş bedelleri yüksek oluyor/olacak.
Gelir düzeyi düşen insanlar, köprü ve yolları daha az kullanacak. Artmakta olan
tepkiyi azaltmak için, geçiş ücretlerindeki KDV yüzde 18’den yüzde 8’e
düşürüldü. Yani, hazine gelirinden köprülere dolaylı olarak yeni bir kaynak
daha aktarılmış oldu.
Ülkemizde toplumsal muhalefetin ve siyasi tartışmanın yoğunlaştığı bir dönem yaşanıyor. Kendiliğinden gelişen kitlesel eylemlerin ve siyasi tartışmaların niteliğini yükseltmek amacıyla bu bloğu oluşturduk. Hiçbir parti, grup ve toplulukla bağımız yoktur. Yazar Metin Aydoğan'ın yazılarını yayınlayacağız. Düşünsel yaşamımıza katkı koyacağına inandığımız yazıların, bilimsel tartışmalara yol açmasını diliyoruz.
9 Mayıs 2019 Perşembe
6 Mayıs 2019 Pazartesi
GENÇLİĞİN İDAMI
Deniz Gezmiş, Yusuf
Aslan, Hüseyin İnan 6 Mayıs 1972
günü idam edildi. 1968’den beri süren öldürmeler dönemi, en üst noktaya
taşınacak, anti-emperyalist gençliğin üç önderi, halka gözdağı vermek için
asılacaktı. Daha önce, 21 Mayıs 1971’de İbrahim
Öztaş, İzmir’de sarıldığı evde öldürülmüştü. On gün sonra, 31 Mayıs’ta; Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alparslan
Özüdoğru Nurhak dağlarında; bir gün sonra da 31 Mayıs’ta, Hüseyin Cevahir İstanbul’da Mahir Çayan’la sarıldıkları evde
öldürüldü. 19 Şubat 1972’de Ulaş
Bardakçı, 4 Mayıs 1972’de Niyazi
Yıldızhan sarıldıkları evde öldürüldü. 30 Mart 1972’de; Mahir Çayan, Hüdai Arıkan, Cihan Alptekin,
Nihat Yılmaz, Ertan Saruhan, Ahmet Atasoy, Sinan Kazım Özüdoğru, Sabahattin
Kurt, Ömer Ayna, Saffet Alp Kızıldere’de katledildi. Resmi şiddet, yalnızca
örgüt önderlerine değil, üniversite gençliğinin tümüne yönelmişti. Öğrenciler
fakültelerinde teker teker değil; gruplar, hatta sınıflar halinde
tutuklanıyordu. Türkiye açık hapishane haline getirilmiş, o güne dek görülmemiş
bir insan avı başlatılmıştı. Sokaklar, aranan öğrencilerin resimli afişleriyle
donatılmış, ihbar edilmeleri isteniyordu. Binlerce öğrenci, sığınıp saklanacağı
yer arar hale gelmişti. ODTÜ’nde, gözaltıların çokluğu nedeniyle öğrenciler
stadyumda toplanmış, orada sorgulanıyordu.
5 Mayıs 2019 Pazar
İNGİLTERE PARLAMENTOSU, ‘DERSİM’ VE ‘TERTELE’
HDP Genel Merkezi Twitter’da kısa bir yazı ve
İngiltere Parlamentosu’nda çekilmiş 4 fotoğraf paylaşmış. Yazıda, ‘Dersim’ HDP milletvekili Alican Önlü’nün, İngiltere
Parlamentosu’nda ilk kez yapılacak ‘1938
Dersim Tertelesi’ (tertele Zazaca soykırım demekmiş) anmasına katıldığı söyleniyor;
fotoğraflarda içlerinde İngilizlerin de bulunduğu bir grup insan yer alıyor. Alican Önlü, burada yaptığı konuşmada; “sadece Türkiye devleti değil bu katliama
sessiz kalan ve bir parçası olan bütün devletler bununla yüzleşmelidir” demiş.
4 Mayıs 2019 Cumartesi
‘FATSALI TERZİ FİKRİ’
Savaş donanımlı
askeri birlikler, 9 Temmuz 1980 günü Fatsa’yı kuşattı. Genel Kurmay Başkanı Kenan Evren, görevi olmamasına karşın, düşmanla savaşa giden bir
komutan edasıyla Karadeniz’in bu küçük ilçesine gelmişti. Burada, yeşermekte
olan halk dayanışmasını ezecekti. Bağımsız aday olarak katıldığı Belediye
Başkanlığını; Ecevit’in CHP’si, Demirel’in AP’sinin aldığı toplam oydan
yüzde 50 daha çok oy alarak kazanan Fikri
Sönmez, 11 Temmuz’da tutuklandı ve ağır işkence gördü. Beş yıl sonra, 4
Mayıs 1985’te tutuklu olduğu Amasya Cezaevi’nde öldü. Fatsa halkı, içinden
çıkardıkları bu halk önderini, bu alçakgönüllü devrimciyi unutmadı. Mezar
taşına, ‘ben ne yaptıysam halkım için, halkımla birlikte yaptım’ yazdı.
Saygıyla anıyoruz.
1 Mayıs 2019 Çarşamba
VİETNAM ULUSAL BAĞIMSIZLIK SAVAŞI
1 Mayıs
1975 günü, Vietnam Ordusu Vietkong birlikleriyle birlikte Saygon’a girdi ve
dünyanın süper gücü ABD’yi bozguna uğratan son noktayı koydu. ABD Ordusu,
savaşmak için getirdiği hava ve deniz araçlarının tümünü bu kez kaçmak için
kullandı ve Vietnam’da tarihinin en büyük askeri yenilgisini aldı. 1 Mayıs
1975, 20.yüzyılda Türk Kurtuluş Savaşı’yla başlayan ulusal bağımsızlık
savaşlarının doruk noktasıdır ve yoksul bir ulusun birliğini sağlaması
durumunda neleri başaracağını gösteren evrensel bir utkudur (zaferdir). Alttaki
yazıyı, Vietnam halkının yüz yıl süren ulusal bağımsızlık savaşımına
(mücadelesine) saygımızı göstermek için yayınlıyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




