23 Haziran 2017 Cuma

TÜRKİYE’NİN ESRARENGİZ ALTIN “TİCARETİ”


Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE); 2017 Martı’nda 678 milyon dolarlık külçe altın ihraç etmiş. Buna karşın, aynı ay içinde; 692 milyon dolarlık, yani aynı miktarda külçe altın ithalatı yapmış. Bu garip ticaret, TÜİK verilerine göre, 2017’nin ilk dört ayında; 2,1 milyar dolar ihracat, 1.9 milyar dolar ithalat olarak gerçekleşmiş. Bu ilişki, son bir yıla yayıldığında; BAE’ne 95 ton altın satılmış 122 ton altın alınmış. Bu garip durum, yani satın aldığını aldığına satmak ya da sattığını sattığından satın almak; ne demek oluyor? Bu nasıl bir iştir? Ekonomi bilimi bunu nasıl açıklar?

Altın “Ticareti”

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE); 2017 Martı’nda 678 milyon dolarlık külçe altın ihraç etmiş. Buna karşın, aynı ay içinde; 692 milyon dolarlık, yani aynı miktarda külçe altın ithalatı yapmış. Bu garip ticaret, TÜİK verilerine göre, 2017’nin ilk dört ayında; 2,1 milyar dolar ihracat, 1.9 milyar dolar ithalat olarak gerçekleşmiş. Bu ilişki, son bir yıla yayıldığında; BAE’ne 95 ton altın satılmış, 122 ton altın alınmış.1
Bu garip durum, yani satın aldığını aldığına satmak ya da sattığını sattığından satın almak;  ne demek oluyor? Bu nasıl bir iştir? Ekonomi bilimi bunu nasıl açıklar?

Sorular

Son yıllarda, Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri’yle yaptığı ticaretin hemen tümünü altın oluşturuyor. Ve Türkiye, BAE’den 122 ton altın satın alıyor, bunun 95 tonunu aldığı ülkeye geri satıyor. Bu ticarete ne ad verilebilir?
Bir ülke, ithal ettiği malı alıp işleyerek yani katma değer üreterek başka bir ülkeye ya da malı aldığı ülkeye satabilir. Buna kazanç sağlama deniyor. Ancak, bir ülke, aldığı malı hiç işlemeden aynı niteliklerle aldığı ülkeye satmaz. Böylesi bir alım-satımın dünya ticaretinde örneği var mıdır? Birleşik Arap Emirlikleri’nden külçe altın alıp külçe altın satarak (ya da satıp alarak) ne yapılmak isteniyor? Uygulamanın amacı ne olabilir?
Külçe altınlar eşzamanlı olarak alınıp satılıyor. Yani, aynı ay (belki de hafta hatta gün) içinde alınıp satılıyor. Bu gün alınıp 3 ay sonra satılmıyor. “Herşey aynı ay içinde olup bitiyor”2 Böyle bir uygulamanın dış ticaret ilişkilerinde yeri var mıdır?
Türkiye, altın üreticisi bir ülke değildir. Mücevher imalatı ya da darphane için külçe altın ithal etmektedir. Durum buyken, katma değeri yani kazancı olmayan bir işe girişmiş görünüyor. Ekonomi dışı bu girişim neden ve nasıl dış ticaret verisi olarak gösteriliyor?3
İthal edilen külçe altını, aynı miktarda ve aynı zamanda ihraç etmek demek, bu ilişkide ödeme yapılmıyor demektir. İthal edilen altınlar ihracatla iade edilmiş oluyor. Kağıt üzerinde görünen budur. Bu uygulama ne anlama geliyor?
Bedeli alınmayan ya da ödenmeyen bir malın, ödemeler dengesi üzerindeki etkisi nedir? İhracat yapılıyor ama geliri girmiyorsa “bilinmeyen bir çıkış” gibi görünmeyecek midir? Böyle bir uygulamanın ekonomik ilişkilerde yeri var mıdır?

Yeni Bir Rıza Sarraf Olayı mı?

Birleşik Arap Emirlikleri’yle olan altın ilişkisi, İran’la petrol karşılığı altın ticaretinin uygulandığı dönemi anımsatıyor.4 2013 yılının ilk üç ayında, İran’dan 2,8 milyar dolarlık altın ithalatı yapılmıştı. Şimdi yapılan esrarengiz altın ticareti, bu miktara yaklaşmış durumda. İran’ın ambargoyu delmek için, 2013’te yaptığı “altın ticaretinin”, bir ayağı Türkiye öbür ayağı Birleşik Arap Emirlikleri’ydi. Türkiye şimdi, Birleşik Arap Emirlikleri’yle benzer bir ilişkiye giriyor.
17-25Aralık rüşvet ve yolsuzluk skandalının patlak verdiği 2013’te, İran’la kurulan ilişkilerde, etkin bir oyuncu olarak Rıza Sarraf diye biri ortaya çıkmıştı. Kimi bakanların da adının karıştığı yolsuzluklardan sonra, altın ticareti yavaşlamış, İran’la uygulanan yöntem terk edilmişti. Şimdi, Sarraf yok ama Birleşik Arap Emirlikleri’yle yapılan altın ticareti var. Bu “ticaret” böyle sürerse, yıl sonunda 2013’te İran’la yapılanın düzeyine ulaşacak.

Gizem

Ekonomi uzmanları yapılan işe bir anlam veremiyor. Çünkü dünya ticaret tarihinde böyle bir örnek yok. Eldeki bilgiler yetersiz olduğu için, olaya tanı koymak mümkün olmuyor. Ekonominin sınırlarını aşan uygulamalar, kuşkusuz bir araştırma ya da daha doğrusu bir soruşturma konusudur.
Nitelikli yazılarıyla tanınan Ekonomist Zülfikar Doğan, konuyla ilgili şunları söylüyor; “Bu ilginç altın ticaretinin ardından ‘Türkiye-BAE arasında yeni bir Rıza Sarraf vakası ya da 17-25 Aralık 2013’tekine benzer bir yolsuzluk ve rüşvet skandalı patlak verir mi?’ sorusunun yanıtı merak ediliyor”.5

DİPNOTLAR

1            Kaynak:https://www.dunya.com/kose-yazisi/altin-ticaretinde-bae-sirri-cozulemiyor/368451Altın Ticaretinde BAE Sırrı Çözülemiyor, www.gumruktv.com.tr
2            a.g.y.
3            “Altın İhracat ve İthalatında Soru İşaretleri”, www.borsagundem.com
4            “BAE-Türkiye Altın Ticaretinde Dikkat Çeken Tuhaflıklar” Zülfikar Doğan-Turkey Pulse
5            a.g.y.




Arkadaşlarınızla bu yazı paylaşın.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Katar erdoğana akan son musluktur, Yankiler ve diğer Araplar Katar emirini tasfiye ederlerse yada ikna ederlerse nefes borusunu kesersin. Gerekirse Lawrence`ın torununu Katara gönderip orayı karıştırıp, imam efendinin nefesini kesmek lazım. Katardan pompalanan dolarlar ve para durduğunda ekonominin himmeti kerameti neymiş hep birlikte görürdük.

Adsız dedi ki...

Vatansız köpekler lawrenc in torunlari

Yorum Gönder