21 Ocak 2021 Perşembe

CUMHURİYET VE ULAŞIM (1923-1938)

 


Cumhuriyetin kabul edildiği 1923 yılında tekniğine uygun karayolu ve köprü yoktu. Çoğunlukla toprak olan yollar, bahar ve kış aylarında aşılması güç çamur çukurları haline gelirdi. Kışın kardan bahar aylarında dere ve nehir taşmasından ulaşım dururdu. Ulaşım o denli güçtü ki, tahıl tarımı yapılan yörelerden başka yörelere ürün götürülemez, bu nedenle sahil kesimlerine dışarıdan buğday getirilirdi. Kentler, Ankara başta olmak üzere, konut sayısı çok köy gibiydi. Kent sokakları dar ve düzensizdi. Motorlu araç trafiğine uygun değildi. Toz ve çamur yalnızca kırların değil, şehirlerin de belirgin öğesiydi. Sömürgecilerin yaptığı demiryollarının işletmeciliği tümüyle yabancıların elindeydi. Bu alanda Rumlar ve Ermeniler çalıştırılıyordu. Savaştan sonra Türklerin demiryolu işletmeciliği yapamayacağı için ulaşımın duracağı söyleniyordu. Türkiye, 8272 kilometreyle Avrupa’nın en uzun sahil şeridine sahip bir ülke olmasına karşın, deniz taşımacılığında son sırada yer alıyordu. Kabotaj hakkı yabancıların elindeydi. Hava ulaşımı diye bir kavram, düşüncelerde bile yoktu.

 

10 Ocak 2021 Pazar

2020; DÜNYANIN DURUMU


 

Dünya’nın bugünkü durumunu izlemek, yüz yıllık eski bir fotoğrafa bakmak gibidir. Etkinlik bölgeleri için mücadeleler, ülkeler ve bölgeler arası gerilimler, askeri ve ekonomik sorunlar, gücün belirleyiciliği, ticari rekabet, uluslararası sermaye hareketleri ve pazar çatışmaları, boyutları büyümüş sorunlar olarak niteliği değişmeden sürüyor. Yüzyıl başındaki İngiltere’nin yerini bugün ABD aldı. İngiltere–Fransa sömürgeciliğine karşı Alman tepkisinin yerinde şimdi, ABD–Japonya–Almanya-Çin çekişmesi var. Yüzyıl başında dünyanın temel paylaşım alanları ve çatışma bölgeleri, Ortadoğu ve Balkanlar (Türkiye) ile Uzak-Doğu (Çin) idi. Şimdi Çin’in yerini Orta Asya ülkeleri aldı. Türkiye kendisini Çin’den daha önce kurtarmıştı, ancak bugün aynı yere geri döndü.

23 Aralık 2020 Çarşamba

ABD’NİN GELECEĞİ

 


Dünyanın ‘süper gücü’ ABD, bugün giderek ağırlaşan toplumsal sorunların etkisi altında çözülmeye doğru gitmektedir. Üretimsizliğin ve mali sermaye ticaretinin yol açtığı ekonomik açmaz, kamusal yaşamın her alanını kalıcı biçimde bozmuştur. Bir zamanlar, yaşam biçimi ve varsıllığıyla göz kamaştıran ABD, bugün “ikinci sınıf bir ülke olma” durumuyla karşı karşıya. Başka uluslara “sermaye ve teknoloji bağımlılığı” artıyor. Nüfusun“yüzde 10’u açlık sınırında”. Her üç çocuktan birinin “17 yaşından önce bir kamu yardımına gereksinimi var”. 35 milyon Amerikalı “sağlık sigortasından yoksun”. Her yirmi beş dakikada bir cinayet işleniyor. Bütçe açıkları ve devlet borçları hızla artıyor. Eğitim düzeyi düşüyor... Bunları Amerikalı uzmanlar söylüyor.

 

17 Aralık 2020 Perşembe

SİNCAN UYGUR, EMPERYALİZM VE ÇİN

 


Son dönemde yazılı ve görsel basında, sosyal medyada; güncelliği olmayan ve Türkiye’yi ilgilendirmeyen, karalamaya dayalı düzeysiz bir tartışma yaşanıyor. Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne yönelik gerçekleri yansıtan her öğretici yazı, yazarına küfür olarak geri dönüyor. Gerçekler, yalana dayalı yaymacayla örtülmeye çalışılıyor. Türk töresine uymayan garip eylemler yapılıyor, Türkiye’nin konuğu olan çekik gözlü turistler dövülüyor. Bilgisizliğin karanlığı içinde önce sanal düşmanlar yaratılıyor, sonra bu düşmana savaş açılıyor. Sincan Uygur konusunun gerçek boyutunun özet de olsa ortaya konması gerekiyor.

 

5 Aralık 2020 Cumartesi

KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI VERİLMESİ

 


5 Aralık 1934 Çarşamba günü yapılan Anayasa değişikliğiyle, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi ve Atatürk, o akşam, tüm kadınlara seslenen bir bildiri yayınladı. Bildiride, şunları söylüyordu: “Seçme ve seçilme hakkı, Türk kadınına toplum yaşamında, başka birçok milletin kadınlarından daha yüksek bir yer kazandırmıştır… Belediye seçimlerine katılarak siyasi yaşamda kendini deneyen Türk kadını, şimdi genel seçimlere katılırken, hakların en önemlisini kullanmaktadır. Pek çok medeni ülkede kadına tanınmayan bu hak, Türk kadınının elinde bulunmaktadır. O, bu hakkı, yetkinlikle ve gerektiği gibi kullanacaktır”.(x)