13 Aralık, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile imzaladığı Gümrük Birliği Protokolü’nün
yıldönümüdür. 18 yıl önce 1995’te bir bayram havasıyla kutlanan bu girişim,
Türkiye’den çok şey götürmüştür. Üye olmadığımız söz ve oy hakkımızın
bulunmadığı bir dış örgüt (AB) hiçbir yükümlülük üstlenmeden Türkiye’nin
içişlerine karışmış; ekonomiden kültüre, yönetim işleyişinden dış siyasetine
dek her alanda istemlerde bulunmuş ve istemini yaptırmıştır. Türkiye’nin 18 yıl
içinde yalnızca parasal yitiği 221 milyar dolardır. Bu, AB ile yaptığımız
ticarette verdiğimiz açıktır. Gümrük Birliği girişiminin sonuçları izlenmeli ve
incelenmelidir. Yıkımı önlemek için önce onun boyut ve niteliğini bilmek gerek.
Ülkemizde toplumsal muhalefetin ve siyasi tartışmanın yoğunlaştığı bir dönem yaşanıyor. Kendiliğinden gelişen kitlesel eylemlerin ve siyasi tartışmaların niteliğini yükseltmek amacıyla bu bloğu oluşturduk. Hiçbir parti, grup ve toplulukla bağımız yoktur. Yazar Metin Aydoğan'ın yazılarını yayınlayacağız. Düşünsel yaşamımıza katkı koyacağına inandığımız yazıların, bilimsel tartışmalara yol açmasını diliyoruz.
Avrupa Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Aralık 2013 Perşembe
7 Aralık 2013 Cumartesi
BATILILAŞMA SERÜVENİ - 3 (AVRUPA BİRLİĞİ)
1838 yılında İngiltere’yle imzalanan Serbest Ticaret Antlaşması,
günümüzdeki Avrupa Gümrük Birliği Protokolüne; 1839 da başlayan Tanzimat
uygulamaları ise, Avrupa Birliği uyum düzenlemelerine denk gelir. Konu incelendiğinde,
tarihin yüzyetmişbeş yıl sonra bu denli yinelenmiş olması çoğu kimseye
şaşırtıcı gelecektir. Tarihten ders alınmadığı için, yaşananlar yeniden
yaşanmıştır. Tanzimat Osmanlıyı çökertti, Avrupa Birliği Türkiye’yi yok oluşa
götürüyor. Bu gerçeğin görülmesi gerekir. Bu amaçla, Tanzimat uygulamalarıyla
Avrupa Birliği ilişkilerini içeren çalışmayı üç bölüm olarak ard arda
yayınlayacağız. Okuyunuz ve değerlendiriniz.
5 Ekim 2013 Cumartesi
AVRUPA GÜÇ DURUMDA
Avrupa’da giderilemeyen ekonomik ve toplumsal bir bunalım
yaşanıyor. Pazar gereksinimini karşılamak için oluşturulan Avrupa Birliği,
büyüklerin özellikle Almanya’nın etkisi altına girmiş durumda. Fransa ve
İngiltere durumdan rahatsız. Kimilerine göre geleceği olmayan AB oluşumu
sorunları çözemiyor. Yabancı düşmanlığına dayalı ırkçılık ve milliyetçilik
yayılıyor. Ekonomik göstergeler olumlu değil. Orta sınıf küçülüyor, yoksulluk
artıyor. Yunanistan, Portekiz, İrlanda, İtalya ve Fransa başta olmak üzere AB
ülkeleri akçalı (mali) sorunlarla boğuşuyor. Buna karşın, Türkiye’de Avrupa
Birliği’nin peşine takılanların tutumlarında bir değişiklik yok. Sesleri şimdi
daha az çıkıyor ancak tek yanlı Gümrük Birliği’nin yıkıcı sonuçlarından söz
eden yok. Türkiye’nin Batı’nın açık pazarı olduğu günümüzde Avrupa’nın durumunu
göstermek istedik. Yazıyı bu nedenle yayınlıyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


