Osmanlı İmparatorluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osmanlı İmparatorluğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2013 Pazartesi

BATILILAŞMA SERÜVENİ- 2 (MALİ YETMEZLİK VE BORÇLANMA)



1838 yılında İngiltere’yle imzalanan Serbest Ticaret Antlaşması, günümüzdeki Avrupa Gümrük Birliği Protokolüne; 1839 da başlayan Tanzimat uygulamaları ise, Avrupa Birliği uyum düzenlemelerine denk gelir. Konu incelendiğinde, tarihin yüzyetmişbeş yıl sonra bu denli yinelenmiş olması çoğu kimseye şaşırtıcı gelecektir. Tarihten ders alınmadığı için, yaşananlar yeniden yaşanmıştır. Tanzimat Osmanlıyı çökertti, Avrupa Birliği Türkiye’yi yok oluşa götürüyor. Bu gerçeğin görülmesi gerekir. Bu amaçla, Tanzimat uygulamalarıyla Avrupa Birliği ilişkilerini içeren çalışmayı üç bölüm olarak ard arda yayınlayacağız. Okuyunuz ve değerlendiriniz.

30 Ekim 2013 Çarşamba

I. MEŞRUTİYET

29 Ekim 1923’de ilan edilen Cumhuriyet’in niteliğini anlamak için, I.(1876) ve II.(1908) Meşrutiyet’in ele alınması ve 1876 ile 1923 arasındaki 47 yıllık sürecin değerlendirilmesi gerekir. Önemli olan nereye gelindiği değil nereden nereye gelindiğidir. Kimi tarihçiler, birinci Meşrutiyet’i mutlak monarşiye karşı yapılan demokratik bir girişim ve yenilikçi bir hareket olarak değerlendirir; cumhuriyet düşüncesinin oluşmasına katkı koyduğunu söyler. Bu, gerçeğe uyan bir saptama değildir. I.Meşrutiyet, yabancıların isteklerine göre politika belirlemenin ve bunu halka başarıymış gibi sunmanın örneklerinden biridir. İçi boş taktik bir girişimdir. Bu niteliğiyle günümüzdeki AB uygulamalarına benzer. Sırp ayaklanmasının sürdüğü ve Osmanlı İmparatorluğu aleyhine yeni sınır belirlemelerinin düşünüldüğü günlerde, padişah, Avrupa ülkelerini İstanbul’da toplantıya çağırmıştı. “Tersane Konferansı” adı verilen bu toplantıda, dört ay önce tahta çıkan 2.Abdülhamit, Avrupalılara güven verip sınır değişiminden vazgeçmelerini isteyecekti. Toplantı sürerken (26 Aralık 1876) şamatalı gösterilerle Meşrutiyet ilan edildi. Göstermelik bu girişimin, doğal olarak gerek Avrupalılar ve gerekse halk üzerinde bir etkisi olmadı. 11 ay sonra da ortadan kaldırıldı.

29 Ekim 2013 Salı

II. MEŞRUTİYET



1908 yılında ilan edilen ve II.Meşrutiyet olarak tanımlanan toplumsal devinim, demokratik devrim olarak değerlendirilir. Kendilerine özgü koşulların gözardı edilmemek koşuluyla, bu değerlendirmeyi kabul etmek gerekir. II.Meşrutiyet girişimi halka ulaşarak köklü toplumsal gelişimler sağlamasa da, Türk siyasi yaşamına ulusçu duygularla biçimlenen yurtsever bir canlılık getirmiştir. Yenilikçi arayışlar içine girilerek, o güne dek söylenmeyenler söylenmiş, yapılmayanlar yapılmıştır. II.Meşrutiyet Türk toplumunun gelişim sürecinde ilerlemeye yönelik önemli bir adım olmuştur.