8 mart dünya emekçi kadınlar günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 mart dünya emekçi kadınlar günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2014 Perşembe

ESKİ TÜRKLERDE AİLE DÜZENİ VE KADININ TOPLUMDAKİ YERİ

 

8 Mart, Türkiye’de de 'Dünya Kadınlar Günü' olarak kutlanıyor. 1857 yılında New York’ta greve giden kadın işçiler, polisler tarafından fabrikaya kilitlenmiş, çıkan yangında 129 işçi yanarak can vermişti. Amerikan şirketlerinin vahşiliğini ortaya koyan bu olay, işçi sınıfı tarihinde acılı yerini almıştır. İkinci (sosyalist) (1910) ve üçüncü Enternasyonal (komünist) (1921), 8 Mart’ı ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak kabul etti; Birleşmiş Milletler 1977’de “Emekçi” sözcüğünü kaldırarak ve “yangın” dan söz etmeyerek bu kabule katıldı.
1970’e dek ABD’de kutlanmayan 8 Mart, Türkiye’de çok dar bir çevrede de olsa ilk kez 1921’de kutlandı; bu günde kutlanıyor. Ancak, kutlamalarda; bir oturmamışlık, yapaylık ve Türk toplum yapısına uyumsuzluk kendini hemen göstermektedir. Kadınlara yönelik olarak tarihten gelen değerlerden söz edilmezken, son dönemlerdeki toplumsal çürüme ve çözülmenin neden olduğu şiddet eylemlerinden, cinayetlerden, başına Türkler için neredeyse kutsal bir anlamı olan “töre” sözünü koyarak, gelenekler aşağılanıyor. Bu nedenle 8 Mart’ı başka türlü anmak istedik ve aşağıdaki yazıyı hazırladık.

Eski Türklerde kadının toplum içindeki konumu ve aile düzeni, hemen hiçbir toplumda görülmeyecek düzeyde uygar ve demokratik ilişkiler üzerine kurulmuştu. Günümüz olayları göz önüne getirildiğinde, bu ilişkilerde ne denli yozlaşma yaşandığı görülecektir. Bugün kadına şiddet ya da aile ilişkilerindeki bozulmayı ileri sürerek kendimizi aşağılama ve özellikle Batı’ya özenme kuşkusuz üzüntü vericidir. Ancak, daha çok üzücü olan, geçmişi bilmemek ve ondan yararlanmamaktır. Büyük kentlerde yoğunlaşan bozulmaya karşın, Anadoluda geçmişi yaşayarak yaşatan insanlarımız ne mutlu ki hâlâ vardır. Amerikalıların yaptığı bir araştırmaya göre Türk toplumları içinde bin yıl önceki ilişkiler, Ortaasya da yüzde 67, Anadolu da yüzde 37 oranında yaşamaktadır. Bu yüksek bir kültürün varlığını sürdürmesi demektir, Türklerin kökleridir. Aşağıdaki yazıda eski Türklerin kadın ve aile konusuyla ilgili bilgilerini bulacaksınız.