24 Şubat 1917’de, Rusya’nın başkenti Petrograd’da,
açlık çeken ve eksi yirmibeş derecede ekmek kuyruklarında bekleşen halkın,
fırınlara saldırmasıyla gelişen olayların, sosyalist bir devlet ortaya
çıkaracağı kimsenin aklından geçmemişti. Günün özgün koşullarının ve iyi
örgütlenmiş bir parti yetkesinin yarattığı yeni devletin, sosyalizmi ne düzeyde
temsil edebileceği bugün yoğun olarak tartışılıyor. Ancak, gözardı edilemez bir
gerçekliktir ki, Sovyet Devleti 20.yüzyıla damgasını vurmuş ve Sosyalizmi ‘kitap
sayfalarından’ çıkararak, yaşamın içine taşımıştır.
Ülkemizde toplumsal muhalefetin ve siyasi tartışmanın yoğunlaştığı bir dönem yaşanıyor. Kendiliğinden gelişen kitlesel eylemlerin ve siyasi tartışmaların niteliğini yükseltmek amacıyla bu bloğu oluşturduk. Hiçbir parti, grup ve toplulukla bağımız yoktur. Yazar Metin Aydoğan'ın yazılarını yayınlayacağız. Düşünsel yaşamımıza katkı koyacağına inandığımız yazıların, bilimsel tartışmalara yol açmasını diliyoruz.
Sovyetler Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sovyetler Birliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Şubat 2014 Pazar
24 Ekim 2013 Perşembe
SOVYETLER BİRLİĞİ NEDEN ÇÖKTÜ
Lenin’in, Ekim Devrimi’nin 71’inci günü
coşkulu bir sevinçle oynadığı söylenir. Lenin’i oynatan folklorik ilgi
değildi kuşkusuz. 70 gün süren ilk sosyalist yönetim deneyimi olan 1871
Paris Komünü’nün yaşam süresini, bir gün aştığı ve insanlığa daha uzun
süreli bir sosyalist deneyim sunduğu için sevinmektedir. Olaya bu gözle bakarak
1991 de, yönetim rekorunu 74 yıla çıkarmanın sevincini yaşamak da olası
elbette. Ancak, böylesi dar ve sığ, bir iletiyi içermeyen bu öykü, sınıflı bir
toplumdan sınıfsız bir topluma geçmek için, konuyla ilgili yaşanmış tüm
deneylerin birbirine aktarılmasını gerekli kılan, güç ve uzun bir tarihsel
süreci kapsamaktadır. Rus Devriminin yıldönümü olan 25 Ekim’de bu yazıyı
paylaşmayı anlamlı bulduk.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

