Kölecilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kölecilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2014 Çarşamba

TÜRK YÖNETİM GELENEĞİ VE KATILIMCILIK



“Antik Çağ Ege ve Roma Uygarlıkları” ile “Demokrasi ve Parlamentoların Ortaya Çıkışı” yazılarında, Batı toplumlarındaki devlet biçiminin (demokrasinin) oluşumu incelendi. “Türk Yönetim Gelenekleri ve Katılımcılık” başlıklı bu yazı ise, okuyucunun toplumlararası ayrımı görmesi amacıyla hazırlandı. Eşitliğin ve katılımcılığın Batı toplumlarında oluşup kurumsallaştığına olan yaygın kanının, gerçeği yansıtmadığı bu üç yazı birlikte değerlendirildiğinde açıkça görülecektir. Özgürlüğe yönelik türe (adalet) duygusunun topluma egemen kılınarak devlet politikası durumuna getirilmesi, eski Türklerdeki yönetim biçiminin temel özelliğidir. Bu İslamiyetten önce de böyleydi, sonra da böyledir. Türkler, Batı toplumları gibi köleci düzeni yaşamadı ve devleti başından beri toplumun tümünü temsil eden toplumsal bir güç yaptı. Bu tutum, onlara daha katılımcı, eşitlikçi ve daha özgürlükçü yönetim biçimlerini kurabilme olanağını verdi. Batılılar bunu, sınıfsızlığın ve mülkiyetsizliğin yarattığı geriliğin göstergesi saydı. Oysa, bu düzen söylenenlerin tam tersi; her köken ve dinden geniş kitleleri kapsayan, onlara kendilerini geliştirme ve ifade etme olanağı veren demokratik bir içeriğe sahipti. İnsanlara, yaşanabilir eşitlikçi bir ortam sunulmuştu.