Türk
tarihi, Büyük
Göçler
ve göçleri
ortaya çıkaran nedenler bilinmeden; dünya tarihi ise, bu göçlerin
başka toplumlara yaptığı etki ve yarattığı sonuçlar
anlaşılmadan kavranamaz. Yedi bin yıl süren göç’ler
Türk toplumunun özyapısına
(karakterine)
biçim vermiş ve bugün de yaşamakta olan, belli ki daha da
yaşayacak olan birçok toplumsal özelliğe kaynaklık etmiştir.
Yokolmamak için örgütlü, güçlü ve bilgili olmayı gerektiren
göç
eylemi;
Türk toplumunu, geçmişine önem veren, paylaşımcı, dayanışmacı
ve yenilikçi bir toplum yapmıştır. Durağanlığı, tutuculuğu
ve uyuşukluğu sevmeyen; her zaman devingen ve atak, öğrenmeye ve
bilime önem veren, doğayı ve insanı esas alan Türkler; bu
nitelikleri büyük oranda, binlerce yıl süren göç
eylemi
nedeniyle kazanmıştır.
Ülkemizde toplumsal muhalefetin ve siyasi tartışmanın yoğunlaştığı bir dönem yaşanıyor. Kendiliğinden gelişen kitlesel eylemlerin ve siyasi tartışmaların niteliğini yükseltmek amacıyla bu bloğu oluşturduk. Hiçbir parti, grup ve toplulukla bağımız yoktur. Yazar Metin Aydoğan'ın yazılarını yayınlayacağız. Düşünsel yaşamımıza katkı koyacağına inandığımız yazıların, bilimsel tartışmalara yol açmasını diliyoruz.
türkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Mayıs 2014 Çarşamba
12 Mayıs 2014 Pazartesi
TÜRK TARİHİ VE ORTA ASYA
Orta
Asya’da
ortaya çıkan, orada gelişip serpilerek geniş alanlara yayılan
Türk uygarlığı, pek çok kültürle iç içe geçmiş ve hemen
hiçbir toplumda görülmeyen bir yoğunlukla, bu kültürlerle
kaynaşmıştır. Tarihin her döneminde ve neredeyse sonsuz bir
çeşitlilikle, kültürleri etkilemiş
ya da onlardan etkilenmiş
ve
sıradışı ilişki yoğunluğu içinde, kimsenin beğenisine,
yergisine ya da karşı çıkışına aldırış etmeden, uygarlık
tarihinde yerini almıştır.
9 Mayıs 2014 Cuma
TARİHTE TÜRKLER
“Türk
tarihi üzerine yazı yazanların çoğu, böyle bir işi yapabilmek
için varolan kaynaklardan habersiz kişilerdi ve bunlar genel bir
önyargıya bağlıydılar. Ancak, Harold Bowen’in belirttiği
gibi, Türkiye ve Türkler, kendileri üzerine bilimsel çalışma
yapanlar üzerinde, tutkulu duygular uyandırıyordu. Bunlar, ‘Türk
acımasızlığı’ gibi yalanlara tepki duyuyor ‘Türk
muhteşemliği, inceliği ve çekiciliğinin’ etkisine
giriyorlardı.”
Zeine N.Zaine
7 Mayıs 2014 Çarşamba
TÜRK-ARAP İLİŞKİLERİ – 3
Arap
ülkeleri ve yöneticileriyle ilişki kurmak, son dönemde moda oldu.
Üst düzey devlet yetkilileri, Arap coğrafyasındaki hemen her
olaya ilgi gösteriyor, resmi ya da özel ilişkiler kuruyor; kamuya
açıklanmayan görüşmeler yapıyor. Din inancıyla sarmalanmış
Arapçılık, Türkiye’de yeniden yayılıyor, yayılma ideolojik
düzeyi aşarak günlük yaşamı etkileyen baskı unsuru haline
geliyor. Bu olumsuz gelişmenin geçmişten gelen dayanakları
vardır. Türk-Arap ilişkileri, 13 yüzyıllık uzun bir süreci
kapsar ve bu süreç Türkler için acı dolu dönemler içerir.
Oysa, bunlar pek bilinmez. Arapçılığın bugün yeniden yayılması
nedeniyle konu günceldir ve özellikle 20.yüzyıldaki ilişkiler,
ders alınması gereken özelliğe sahiptir.
5 Mayıs 2014 Pazartesi
TÜRK-ARAP İLİŞKİLERİ – 2
Arap
ülkeleri ve yöneticileriyle ilişki kurmak, son dönemde moda oldu.
Üst düzey devlet yetkilileri, Arap coğrafyasındaki hemen her
olaya ilgi gösteriyor, resmi ya da özel ilişkiler kuruyor; kamuya
açıklanmayan görüşmeler yapıyor. Din inancıyla sarmalanmış
Arapçılık, Türkiye’de yeniden yayılıyor, yayılma ideolojik
düzeyi aşarak günlük yaşamı etkileyen baskı unsuru haline
geliyor. Bu olumsuz gelişmenin geçmişten gelen dayanakları
vardır. Türk-Arap ilişkileri, 13 yüzyıllık uzun bir süreci
kapsar ve bu süreç Türkler için acı dolu dönemler içerir.
Oysa, bunlar pek bilinmez. Arapçılığın bugün yeniden yayılması
nedeniyle konu günceldir ve özellikle 20.yüzyıldaki ilişkiler,
ders alınması gereken özelliğe sahiptir.
2 Mayıs 2014 Cuma
TÜRK–ARAP İLİŞKİLERİ - 1
Arap
ülkeleri ve yöneticileriyle ilişki kurmak, son dönemde moda oldu.
Üst düzey devlet yetkilileri, Arap coğrafyasındaki hemen her
olaya ilgi gösteriyor, resmi ya da özel ilişkiler kuruyor; kamuya
açıklanmayan görüşmeler yapıyor. Din inancıyla sarmalanmış
Arapçılık, Türkiye’de yeniden yayılıyor, yayılma ideolojik
düzeyi aşarak günlük yaşamı etkileyen baskı unsuru haline
geliyor. Bu olumsuz gelişmenin geçmişten gelen dayanakları
vardır. Türk-Arap ilişkileri, 13 yüzyıllık uzun bir süreci
kapsar ve bu süreç Türkler için acı dolu dönemler içerir.
Oysa, bunlar pek bilinmez. Arapçılığın bugün yeniden yayılması
nedeniyle konu günceldir ve özellikle 20.yüzyıldaki ilişkiler,
ders alınması gereken özelliğe sahiptir.
30 Nisan 2014 Çarşamba
ESKİ TÜRKLERDE EĞİTİME VERİLEN ÖNEM
Türkler,
çetin doğa koşullarına ve göçlerin
güçlüklerine dayanmak için örgütlü olmak zorundaydılar. Bu
zorunluluk, bilgili ve bilinçli olmayı gerektiriyordu. Bilgi ve
bilgiye ulaşmanın aracı olarak eğitime Türkler’in, neredeyse
bir yaşam sorunu
gibi önem vermelerinin temelinde yatan neden budur. Türkler
çocuklarına, her zaman ve her koşul altında, ailede ya da okulda,
yüzeysel ya da kapsamlı, hangi biçim ve nitelikte olursa olsun;
yaşam özelliklerini, geleneklerini ve ahlakını öğretmeyi
bilmişlerdir.
28 Nisan 2014 Pazartesi
TÜRKLER NASIL İNSANLARDIR
“Türkler
Batı giysileri içinde Doğulu yürekleri olan insanlardır.
Sempatik ve duyguludurlar. Birbirlerine ‘canım, şekerim, balım’ gibi, Korece’de karşılığı olmayan ve bizim alışkın
olmadığımız sevgi sözcükleri ile seslenirler.
Yardımseverdirler. Yolda bir kaza olsa, herkes yardıma koşar.
Dünyada hiç kimse Türkler kadar konuksever olamaz. Eve gelen
konuğu Tanrı’nın gönderdiğine inanırlar. ” Hee-Chul
Lee-
Kore Ankara Büyükelçisi
25 Nisan 2014 Cuma
BATI KÜLTÜRÜNDE TÜRK İMGESİ – 2
Batılılaşma
olarak tanımlanan ve çoğu kez tutkuya dönüşen Batı hayranlığı,
ülkemizde ikiyüz yıldır yaşanan bir konudur. Batının
gelişkinliğiyle ülkemizdeki geri kalmışlığı kıyaslayan
insanlarımız, yalnızca gördükleriyle yetinerek “biz
de öyle olsak”,
“onlar
gibi yaşasak”
gibi düşüncelere kapılıyor. Üstelik bu anlayış, düşünce
düzeyinden çıkıp devlet politikası durumuna getiriliyor. Avrupa
Birliği’ne girerek “Avrupa’yla
bütünleşmek”
stratejik hedef oluyor. Oysa, Avrupalıların Türklere ve Türkiye’ye
bakışı dün olduğu gibi bugünde hiç olumlu değildir. Olumluluk
bir yana, çoğu kez aşağılama içeren dışlayıcı yargılara,
kanıtsız suçlamalara dayanır. Avrupa’ya özenenler başta olmak
üzere insanlarımız, büyük bir çoğunlukla bunları bilmiyor.
Değer verip yücelttiği Avrupalı aydınlanmacıların, Türkler
için neler söyleyip yazdığından haberi yok. Kişilikli tutum ve
davranış için bunların bilinmesi gerekiyor. Yazıyı bu amaçla
yayınlıyoruz.
Etiketler:
Batı,
Batıcılık,
eski türkler,
Türk imgesi,
türkler
23 Nisan 2014 Çarşamba
BATI KÜLTÜRÜNDE TÜRK İMGESİ – 1
Batılılaşma
olarak tanımlanan ve çoğu kez tutkuya dönüşen Batı hayranlığı,
ülkemizde ikiyüz yıldır yaşanan bir konudur. Batının
gelişkinliğiyle ülkemizdeki geri kalmışlığı kıyaslayan
insanlarımız, yalnızca gördükleriyle yetinerek “biz
de öyle olsak”,
“onlar
gibi yaşasak”
gibi düşüncelere kapılıyor. Üstelik bu anlayış, düşünce
düzeyinden çıkıp devlet politikası durumuna getiriliyor. Avrupa
Birliği’ne girerek “Avrupa’yla
bütünleşmek”
stratejik hedef oluyor. Oysa, Avrupalıların Türklere ve Türkiye’ye
bakışı dün olduğu gibi bugünde hiç olumlu değildir. Olumluluk
bir yana, çoğu kez aşağılama içeren dışlayıcı yargılara,
kanıtsız suçlamalara dayanır. Avrupa’ya özenenler başta olmak
üzere insanlarımız, büyük bir çoğunlukla bunları bilmiyor.
Değer verip yücelttiği Avrupalı aydınlanmacıların, Türkler
için neler söyleyip yazdığından haberi yok. Kişilikli tutum ve
davranış için bunların bilinmesi gerekiyor. Yazıyı bu amaçla
yayınlıyoruz.
Etiketler:
Batı,
Batıcılık,
eski türkler,
Türk imgesi,
türkler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
